Fethullah Gülen Hocaefendi'nin vaazlarından derlenerek neşr edilen İrşad Ekseni isimli kitapta 3 ana başlıkta tebliğin analizi, tebliğde usûl ve prensipler ve tebliğ insanın ruh portresi ele alınıyor. Bu bölümde toplam 32 başlık bulunmakta.

'Emr-i bi'l-maruf, nehy-i ani'l-münker' yolunda atılan her adım, adım sahibi için nübüvvete veraset sevabı kazandırır. Çünkü bu vazife, esas itibarıyla peygamberlerin vazifesidir. Bu yola adımını atan her insan, böyle bir vazifenin altına girmiş ya da İlahî bir ...

Vazifede sınır yoktur. Bilhassa muhabbet fedaisi olmaya azmetmişler için... Muhabbet fedaisi, kendini, Cenâb-ı Hakk'ı insanlara sevdirmeye adamış kahramandır. Onun bütün derdi, insanların Rablerini sevmelerini temin etmek ve onlara ebedî ...

Tebliğ vazifesine, hediyeleşme bağlamında bir teşbihle yaklaşacak olursak, şunlar söylenebilir: Sizler yakınlarınıza, bayramlarda veya düğünlerde hediyeler götürürsünüz. Götürmeden evvel de, götüreceğiniz hediyenin isabetli olması için ...
Meşrû Yolların Kullanılması
Tebliğ adamı, tebliğ yaparken kullandığı bütün yolların meşru olmasına son derece dikkat etmelidir. Meşru bir hedefe ancak meşru yollarla gidilir. Gayr-i meşru vasıta ve vesileler kullanılarak meşru bir hedefe varılamaz. Bizim hedefimiz haktır.
Okuyun
Ücret ve Ücret Talebi
Tebliğ insanı, yaptığı bu kudsî vazife karşılığında hiçbir ücret talep etmemelidir. Bu ücret, ister maddî ister manevî ve ruhî olsun, mutlak surette ihlâs ve samimiyete gölge düşürür.
Okuyun
Muhatabın Tanınması ve Anlayış
Tebliğ insanı, muhatabının durumunu yakından takip etmeli ve onun hatalarına karşı anlayışlı davranmalıdır. Mü'mine karşı gösterilecek anlayış, mürüvvet; küfür ve ilhad ehline karşı gösterilecek anlayış ise, basiret, kiyaset ve dirayet şeklinde olmalıdır.
Okuyun
Çocukluk dönemimize âit o hakikat ve rüya karışımı dünyalar, bugünkü hayatımız için âdetâ bir kanaviçe gibidir. İstikbaldeki bütün icadlarımız, keşiflerimiz, tesbîtlerimiz, bu kaneviçeye göre şekillenir ve ortaya çıkarlar. Ne var ki, imkân ve şartların müsaadesizliğinden, gelişme fırsatını bulamayan meyveler gibi, bizim, o ilk, basit ve sathî bilgilerimiz; yeşerip olgunlaşma imkânını elde edemeyince de sararır-solar ve hazan vurmuş gibi yaprak yaprak dökülürler.
Bizler, çocukluk döneminde çoğunlukla dünyamızla o kadar içli dışlıyızdır ki, her zaman o günlerin, o günkü çevrenin çırakları olduğumuzu rahatlıkla söyleyebiliriz. Zaten çocukluk, gençlik ve olgunluk o kadar iç içedirler ki, birinin nerede bittiğini, öbürünün, nerede başladığını kestirmek imkânsızdır.
Bizler çocuklukta şuuraltı olan şeylerin farkına varamayız. Daha sonra şuuraltına yerleşen bu şeylerin birden bire hissiyatlarımızla kaynaşıp bütünleştiğini ve benliğimizin bir parçası haline geldiğini görür ve duyarız. Sanki çocukluk ve gençliğimizde, kaderimizin rüyalarını görüyor, sonra olgunluk döneminde de onları temsil ediyor gibi oluruz.
Bu Sayfayı Sitenizde İktibas Edin

Sadece Allah rızası
Tebliğ adamı, mutlaka 'hâli muhafaza' etmelidir. Bununla; millet ve insanlık yolunda hizmet ederken kişinin hangi makam, mevki ve seviyede bulunursa bulunsun ilk günkü halini muhafa etme manasını kastediyoruz. Zaten tevazu ...
Hemen vazgeçmemek
Israr, rıza-yı İlâhî'nin celbine vesiledir. Aynı zamanda o, tebliğ adamının samimiyet nişanı ve anlatılanların da vicdanlarda makes bulmasının sırrıdır. Israr, anlatılan meselelerin, azametine uygun bir hassasiyetle ele alınmasının en açık emaresidir.
Önceden görerek yapmak
Tebliğ ve irşâd adamı, fıtrat kanunlarıyla kat'iyen çatışmamalı; tebliğ ve irşâdında hep basireti esas almalıdır. Zira fıtrat, tekvinî âyetlerle tespit edilmiştir. Öyleyse insanlara sunulacak teklifler, tespit edilen bu kanunlar nazar-ı itibara alınarak ...
Şefkat kahramanı olmak
Tebliğ insanı, her şeyden evvel bir şefkat kahramanı olmalıdır. O, kaba kuvvet kullanarak hakkı kabul ettirme gibi bir yanlış yola tevessül etmemelidir. Zaten Allah (celle celâluhu)'a îmanın kalbte oturaklaşması da böyle bir yolla asla mümkün ...